Migren Belirtileri Nelerdir? Migren Nasıl Geçer?

Migrenin en büyük belirtisi şiddetli baş ağrısıdır. Migren nasıl geçer? Migrenin belirtileri neler? Migrene ne iyi gelir, nasıl anlaşılır

Toplumda oldukça yaygın bir baş ağrı çeşidi olan migreni duymayan kalmamıştır. Peki migren nedir? Ve bu konuda ne kadar bilgi sahibiyiz?

İşte bu sorularınızın ve sorularınızın alt başlıklarının cevabını merak ediyorsanız şu an tam da doğru yerdesiniz. Siz değerli okuyucularımız için yaptığımız migren konulu araştırmamızı aşağıda sizlerle paylaştık. O zaman daha fazla zaman kaybetmeden öğrenmeye başlayalım.

migren nedir belirtileri

Migren Nedir?

Migren, hastanın yaşamında uzun yıllar boyunca yer alan, birkaç saatten birkaç haftaya kadar farklı ağrı şiddetleriyle ortaya çıkan, beraberinde farklı rahatsızlıkları getiren ve ataklar arasında baş ağrısı şikayetinin bulunduğu klinik bir sendromdur.

Migren hastalığına sahip kişiler şiddetli baş ağrısıyla beraber mide bulantısı, ışığa ve sese duyarlılık gibi durumlarla karşılaşır ve bu etmenlerden uzaklaşmaya çalışırlar.

Migren, insanların günlük hayatında işlerini yapmasını güçleştiren ve günün akışından koparan ciddi bir rahatsızlıktır. Bu hastalığın tanısının konulması için sürecin uzman kontrolünde ilerletilmesi gerekmektedir.

Migren Neden Olur?

Migrenin başlıca nedenlerinden biri genetik faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ailede migren öyküsü olan varsa migren hasta olma olasılığı %40’tır. Hem anne hem babada migren öyküsü var ise şikâyet oranı %75 oranına yükselmektedir.

Migrenin bir diğer nedeni ise hormonal değişimlere dayanmaktadır. Bu migrenin kadınlarda neden daha fazla görüldüğünü bize açıklamaktadır. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3 kat fazla olan migren ataklarının özellikle regl döneminde şiddetli baş ağrılarıyla olması da migrene bağlanabilmektedir. Bu ağrı genel olarak tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda olmaktadır.

Migrenin Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?

Migren halk arasında sadece baş ağrısı olarak bilinse de rahatsızlığın başlangıcından sonlandığı zamana kadar pek çok farklı dönemi bulunmaktadır. Migren atakları, prodrom dönemi ile başlar. Bu dönem içerisinde ağrı başlamadan önceki saatlerde meydana gelen, depresif ya da uçlarda gezen ruh hali varlığı, durgunluk, düşüncede yavaşlama, kelime bulmada güçlük, dikkat ve konsantrasyon eksikliği gibi nöro-psikolojik belirtilerin yanı sıra kabızlık, ishal, aşırı susama, sık idrara çıkma, şişlik hissi, ense sertliği gibi belirtiler de ortaya çıkar.

Prodrom dönemi sonrasında aura dönemi başlamaktadır. Bu dönem yaklaşık olarak 2-20 dakika içinde gelişir ve çoğunlukla 60 dakika içerisinde sonlanır. Yüz ve dilin çeşitli yerlerinde uyuşma, karıncalanma, iğnelenme gibi etkilerin yanı sıra görsel semptomlar ortaya çıkmaktadır. Ağrı döneminde ise ensede genellikle başın arka kısmı, başın bir tarafında başlayan rahatsızlık, belli belirsiz ağrı ve ağırlık hissi ile başlar.

Yaklaşık 30 ila 120 dakika sonrasında beliren şiddetli, zonklayıcı ve basınç hissi yaratana ağrı hissedilir ve bu durum 2-3 kadar sürebilir. Bu dönem içinde, gene olarak hastaların 3/2’sinde başın tek tarafında hissedilen ağrı şiddeti değişken olabilir.

Ağrı sonunda ise postdrom dönemi olarak adlandırılan dönem başlar. Bu dönem içerisinde bezginlik, bitkinlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar ve ağrının azalmasıyla kişide rahatlama başlar. Bazı insanlarda sık idrara çıkma veya tatlı yeme isteği görülebilir. Migren ataklarının dönemleri dört başlık altında özetlenebilir.

  • Promodrom Dönemi:

Her hastadan 10/7’sinde baş ağrısı ortaya çıkmadan 24-48 saat öncesinde başlayan bu dönem kadınlarda erkeklere göre daha belirgin olarak kendisini göstermektedir.

Bu dönemde en çok karşılaşılan belirtiler esneme, duygu durum değişiklikleri, halsizlik, ense bölgesini içeren belirtileri, terleme, üşüme, ışığa ve sese karşı hassasiyet, huzursuzluk, görme ile ilgili işlevlerde odaklanmada zorluk ve ödem gibi şikayetler yer almaktadır.

  • Aura Dönemi:

Bu dönem genellikle yaklaşık olarak her 4 migren hastasının birinde kendini gösterebilir.

Kademeli olarak ilerleyen auralar genellikle görsek şekilde kendisin göstermektedir ve 1 saat içerisinde kaybolur. Auralara negatif ve pozitif olarak ikiye ayrılan belirtiler eşlik edebilir.

Aura dönemindeki pozitif belirtiler, beyinde yer alan sinir hücreleri tarafında ortaya çıkan kulak çınlaması, ses duyma, uyuşma gibi normalde ağrı oluşturmaması gereken uyaranlarla ritmik hareketlerle ağrı meydana gelmesi gibi belirtileri içerir. Aura döneminin negatif belirtileri ise genel olarak sinir hücrelerinin fonksiyon kaybı olarak ifade edilebilir ve işitsel, görsel, duyusal veya motor işlevlerde azalma olarak kendisini gösterir.

  • Baş Ağrısı Dönemi:

Genel olarak tek taraflı ve zonklayıcı tarzda oluşan bu baş ağrısı şikâyeti ilk 1 içerisinde kötüleşme eğilimi içerisindedir.

Kusma, ışıktan, sesten ve yoğun kokulara karşı hassasiyet ve bulantı gibi hassasiyet gelişmeleriyle beraber burun akıntısı, migren baş ağrısı döneminin kötüleşme eğilimi içerisinde olduğuna işaret eden belirtiler arasında yer almaktadır.

  • Postdrom Dönem:

Baş ağrısının geçmeye başlamasından sonra ortaya çıkan kan değişikliklerinin devam etmesiyle ilerleyen dönemdir. Postdrom dönem içerisinde hareket ile ilişkili olarak bitkinlik, konsantrasyon güçlüğü, sersemlik, coşkunluk ve baş ağrısının meydana geldiği bölgede tekrar ağrı hissedilmesi gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Migren Çeşitleri Nelerdir?

Migren ağrıları aurları ve aurasız migren olmak üzere iki farklı şekilde sınıflandırılır. Bu türler arasında en sık görülen migren çeşidi %90’lık oranıyla aurasız migrendir. İki migren türünün de birbirinde şiddet olarak çok bir farkı yoktur.

Bu türlere ek olarak kronik migren de bir migren türü olarak sayılır.

Auralı migreni üst başlığımızda incelediğimiz için burada ayrıntıya girmiyoruz.

  • Aurasız Migren:

Migrenin en sık görülen çeşididir. 4-72 saatlik tekrarlayan baş ağrısı ataklarıyla karakterize olmuştur. Aurasız migren tipik olarak tek tarafta görünmektedir ve orta ila ciddi arasında değişkenlik gösteren bir ağrı düzeyine sahiptir. Işık ve sese karşı hassasiyetin yanı sıra, fiziksel aktivite ile tetiklenen baş ağrısı da aurasız migren belirtileri arasında sayılabilir.

  • Kronik Migren:

Kişinin kronik migrene sahip olduğunu bilebilmek için, kişinin yaklaşık 3 aylık bir süre boyunca her ayın en az 15 gününün baş ağrılı bir şekilde geçmesi ve bu 15 günün en az 8’inde de migren kriterlerini kapsaması gerekmektedir.

Migren Durumunda Hangi Besinler Migren Atağını Tetikler?

Migrenle mücadele eden insanların beslenmesini uygun ve düzenli tutarak %30 oranında ataklardan kaçınabilmesi mümkündür. Bu açıdan migreni tetikleyen besinlerden uzak durulması kişinin yaşam kalitesinin olumlu etkileneceğini söyleyebiliriz.

Migren hastalığını tetikleyen besinler kişiden kişiye değişiklik göstermektedir ancak genel olarak migren ataklarını tetikleyen besinleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Alkollü içecekler
  • Sakatatlar
  • Konserve yiyecekler
  • Özellikle yıllanmış, tütsülenmiş, sert ve tuzlu peynirler
  • İncir, kuru üzüm, muz, erik, maya, çikolata, avokado
  • Ekşi kreme
  • Fıstık Ezmesi
  • Turunçgiller
  • Yağlı ve baharatlı yiyecekler
  • Baklagiller
  • Karides, midye ve kalamar başta olmak üzere deniz ürünleri

Migrene Ne İyi Gelir? Migren Ağrısı Nasıl Geçer?

Migrene iyi gelen ve ağrıyı dindiren uygulamalar vardır. Bunlar:

  • Açlık ve kan şekerinin düşmesi, migren baş ağrılarını oluşturma risklerini arttırmaktadır. Bu yüzden öğün atlanmamasına dikkat edilmelidir.
  • Yoğun ışık ve yüksek sesten ve ağır kokulardan uzak durulmalıdır.
  • Günde ortalama 2-2,5 litre sıvı tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Günlük kafein tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Migren ağrısı başlama evrelerinde melisa, ıhlamur, ısırgan otu gibi rahatlatıcı çayların tüketilmesi olumlu etki oluşturabilir.

Migrene Ağrılarından Kurtulmak İçin Basit Tavsiyeler

Tıp, migreni hem tedavi etmenin hem de önlemenin kanıtlanmış bir yoludur. Ancak tıp, hikayenin sadece bir parçası. Kendinize iyi bakmanız ve baş gösterdiğinde migren ağrısıyla nasıl başa çıkacağınızı anlamanız da önemlidir. Genel olarak sağlığı destekleyen aynı yaşam tarzı seçimleri, sahip olduğunuz migren sayısını azaltabilir ve migren ağrısını azaltabilir.

  • Sakin bir ortam bulun: Işık ve ses migren ağrısını kötüleştirebilir. Karanlık, sessiz bir odada rahatlayın. Mümkünse uyumaya çalışın. Ek olarak sıcaklık terapisini deneyin ve kafeinli bir içecek yudumlayın. Ancak dikkatli olun. Çok fazla kafein tüketmek, daha sonra yoksunluk baş ağrısına neden olabilir.
  • Düzenli ve iyi bir uyku: Migrenler uykuya dalmanızı engelleyebilir veya geceleri sizi uyandırabilir. Aynı şekilde, migren genellikle kötü bir gece uykusuyla tetiklenir. Hafta sonları bile her gün aynı saatte uyanın ve yatın. Gündüz şekerleme yapıyorsanız, kısa tutun. Rahatlamanıza yardımcı olan her şey daha iyi uyumanızı sağlayabilir: Sakinleştirici müzik dinleyin, ılık bir banyo yapın veya en sevdiğiniz kitabı okuyun.
  • Düzenli ve doğru beslenin: Yeme alışkanlıklarınız migreninizi etkileyebilir. Tutarlı olun, her gün yaklaşık aynı saatte yemek yiyin. Öğün atlamamaya çalışın. Yediğiniz yiyecekleri ve ne zaman migreniniz olduğunu takip etmek, potansiyel yiyecek tetikleyicilerini bulmanıza yardımcı olabilir. Belirli bir yiyeceğin migreni tetiklediğinden şüpheleniyorsanız, ne olduğunu görmek için onu diyetinizden çıkarın.
  • Düzenli egzersiz yapın: Fiziksel aktivite sırasında vücudunuz, beyninize ağrı sinyallerini bloke eden bazı kimyasallar salar. Bu kimyasallar ayrıca, migreni daha da kötüleştirebilecek iki durum olan kaygı ve depresyonu azaltmaya yardımcı olur. Egzersiz ve diyet yoluyla sağlıklı bir kiloyu korumak, migren yönetiminde ek faydalar sağlayabilir. Yürümek, yüzmek ve bisiklete binmek genellikle iyi seçeneklerdir. Çok şiddetli egzersiz migreni tetikleyebileceğinden, yavaş yavaş egzersiz yapmayı unutmayın.
  • Stresten kaçının yada yönetin: Stres ve migren genellikle el ele gider. Günlük stresten kaçamazsınız, ancak migreninizi yönetmenize yardımcı olması için onu kontrol altında tutabilirsiniz. Mesela güne daha fazla aktivite veya ev işi sıkıştırmanın yollarını aramayın. Bunun yerine, bazı şeyleri dışarıda bırakmanın bir yolunu bulun. Ek olarak hem işte hem de evde yapılacaklar listenizi her gün güncelleyin. Yapabileceklerinizi devredin ve büyük projeleri yönetilebilir parçalara bölün. Kendinizi bunalmış hissediyorsanız, birkaç yavaş esneme veya hızlı bir yürüyüş, elinizdeki görev için enerjinizi yenileyebilir. Bol bol diyaframınızdan derin nefes alın. Bu rahatlamanıza yardımcı olabilir. Her gün en az 10 dakika boyunca yavaş ve derin bir şekilde nefes alıp vermeye odaklanın. Her seferinde bir grup olmak üzere kaslarınızı gevşetmeye yardımcı olabilir. İşiniz bittiğinde, bir veya iki dakika sessizce oturun.
  • Bir migren günlüğü tutun: Bir günlük, migreninizi neyin tetiklediğini belirlemenize yardımcı olabilir. Migreninizin ne zaman başladığını, o sırada ne yaptığınızı, ne kadar sürdüğünü ve varsa neyin rahatlama sağladığını not edin. Yeni araştırmalar, bunun aslında potansiyel tetikleyicilere karşı duyarlılığı artırabileceğini öne sürüyor. Daha yararlı bir yaklaşım, kendinizi kademeli olarak tetikleyicilere maruz bırakmak ve davranışsal yönetim tekniklerini kullanarak bu baş ağrısı tetikleyicileriyle baş etmeyi öğrenmek olabilir. Bunlar, olumsuz düşünceleri tanımlamayı ve bunlarla mücadele etmeyi, gevşeme eğitimini ve stres azaltmayı içerebilir. Bu yaklaşımın migren yönetiminde daha etkili olup olmadığını ve nasıl olduğunu anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Migren'in Tıbbi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar, baş ağrısı ataklarını ve bu duruma eşlik eden bulantı, kusma gibi belirtileri durdurmada veya sık gelen baş ağrısı ataklarının sıklığını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Migren tedavisine yönelik birçok ilaç bulunmaktadır.

Bunlarla beraber kuru iğne ve botoks tedavisi de migren tedavisi için etkili olan tedaviler arasında yer almaktadır. Ağrı giderici ilaçlar: Migren atakları sırasında oluşan ağrıyı gidermek için kullanılır. Yapılan bilimsel bir araştırma, soğuk migren ağrısına iyi gelebilir diyor.

Koruyucu tedavide kullanılan ilaçlar: Bu tür ilaçlar, migren ataklarının şiddetini veya sıklığını azaltmak için, günlük olarak, düzenli bir şekilde alınmaktadır. Tedavi stratejisi kişinin baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden diğer tıbbi durumuna bağlıdır.

Özet Olarak

Migren, önlem alınmadığı takdirde günlük yaşam kalitesini ciddi bir şekilde kötü yönde etkileyen hastalıktır. Bunun önüne geçilmesi için migren hastalığıyla mücadele eden kişilerin migreni tetikleyen durum veya besinlerden uzak durması gerekmektedir. Aksi takdirde birkaç güne kadar uzayabilen dönemler sizin günlük iş ve aktivitelerinizin önüne geçecek ve sizi günün akışından koparacaktır.

Eğer kendinizde migren hastalığı belirtileri görüyorsanız bir uzmana görünmeniz gerekmektedir. İnsanların birçoğu farklı sebeplerden dolayı yaşadığı ağrıları migrenle karıştırmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Migrene iyi gelen uygulamaları yapmak kişinin kendi elinde olan bir durumdur.

Bunlar:

  • Açlık ve kan şekerinin düşmesi, migren baş ağrılarını oluşturma risklerini arttırmaktadır. Bu yüzden öğün atlanmamasına dikkat edilmelidir.
  • Yoğun ışık ve yüksek sesten ve ağır kokulardan uzak durulmalıdır.
  • Günde ortalama 2-2,5 litre sıvı tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Günlük kafein tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Migren ağrısı başlama evrelerinde melisa, ıhlamur, ısırgan otu gibi rahatlatıcı çayların tüketilmesi olumlu etki oluşturabilir.

Migreni keskin kokular, yüksek derecede ses ve ışık, mevsimsel geçişler, stres gibi durumlar etkilerken bunlarla beraber dengesiz bir beslenme düzeni de migreni tetikleyecektir. Bu durumda migreni tetikleyen besin ve durumlardan uzak durulması gerekir.

Şiddetli baş ağrısı olmasının dışında diğer ağrılarından ayırt eden en önemli özellik ise ağrı ile birlikte ortaya çıkan bulantı, ses ve ışığa duyarlılıktır. Migren şüpheniz varsa doktora görünmeniz gerekmektedir. Migren uzun ve kaliteli bir gözlem sürecinde ortaya çıkar.

Migren baş ağrıları kan damarlarının genişlemesiyle ve bu kan damarlarının çevresini saran sinir liflerinin çeşitli kimyasal maddeler salınması nedeniyle oluşan bir hastalıktır.

Migren ölümcül bir hastalık değildir ancak tedavi edilmezse bazı küçük kılcal damarların tıkanmasına, beynin bazı bölgelerinde yapısal değişikliklere ve beynin ağrıyı işleme ve algılama süreçlerinde anormalliklere yol açıyor.

Bilimsel araştırmalara göre migren depresyondan ziyade anksiyeteye neden olmaktadır.

Az miktarda alınan kafein sizi migren semptomlarından kurtarabilir ancak kafein miktarı abartılırsa bir süre sonra sizi rahatsız edecek ve baş ağrısına neden olacaktır.

Migrenin en büyük belirtisi şiddetli baş ağrısıdır. Migren belirtileri arasında; bulanık görme, baygınlık, kusma, mide bulantısı, ışığa ve sese karşı hassasiyet, görüş bozuklukları ve baş dönmesi gibi birçok farklı belirti oluşabilmektedir.

Hastaların %20'lik kısmında, aynı tarafta görülse de çoğunlukla enseden başlayarak tüm başa yayıldığı da görülür.

Bu makaleyi faydalı buldunuz mu? Değerlendirin:
(Toplam Oy: 90 Ortalama: 5)

İlgili Bağlantılar

Okurların dikkatine:
Web sayfamızın içeriğini oluşturan yazıların amacı genel bilgilendirmedir ve teşhis yada tedavi yerine geçmez. İlgili bilgiler ve öneriler her bünye için değişik sonuçlara sebep olabilir. Bu nedenle paylaştığımız içeriklerde yer alan önerileri uygulamadan önce mutlaka hekim görüşü almanızı tavsiye eder, aksi durumda doğabilecek sonuçlardan sorumlu olmayacağımızı bildiririz.