Fosfor Nedir, Ne İşe Yarar? Hangi Besinlerde Fosfor Var?

Fosfor, çeşitli biyokimyasal reaksiyonlarda yer alan ametal bir elementtir. Kokusu sarımsağa benzeyen fosfor doğada bol miktarda bulunmaktadır

Fosfor hakkında detaylı olarak yaptığımız araştırmamızı siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Bu yazımızda kafanızda oluşan fosfor hakkındaki soru işaretlerini gidermek için birçok çeşitli başlıklara yer verip, fosfor hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmanız için en doğru bilgileri sizin için anlaşılabilir ve net bir şekilde sunduk.

fosfor nedir

Fosfor Nedir?

Fosfor, çeşitli biyokimyasal reaksiyonlarda yer alan ametal bir elementtir. Kokusu sarımsağa benzeyen fosfor doğada bol miktarda bulunmaktadır. Vücudumuzun temel işlevlerini yerine getirebilmesi için kemik sağlığı, organlarımız ve hücrelerimize kadar birçok yerde farklı işlevleri vardır.

Fosfor Ne İşe Yarar?

Fosfor, birçok gıdanın içerisinde olan ve kalsiyumdan sonra vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Katkı maddesiyle de birçok hazır gıdalara eklenen fosfor, vücudumuzdaki işlevi açısından önemli bir mineraldir.

Fosfor’un vücudumuzdaki etkilerini sıralamamız gerekirse;

  • Güçlü kemikler ve dişler oluşturmak,
  • Doku ve hücreleri onarmak,
  • Enerji üretmek,
  • Kas ve sinir fonksiyonlarını düzenlemek,
  • Böbrek atıklarını filtrelemek gibi birçok işlem için vücudumuzun fosfora ihtiyacı vardır.

Bunlarla beraber vücudumuzdaki fosfor değerlerinin düzenli bir seviyede tutulması önemlidir. Aksi takdirde bu durum beraberinde ciddi problem ve rahatsızlıkları getirebilir. Günümüzde bu durum hala devam etmekte olan bir sağlık sorunudur.

Fosfor Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

Fosfor yüksekliği genellikle kalsiyum düzenlemesinde işlev bozukluğu yaşayan insanlarda ve böbrek hastalarında meydana gelen bir rahatsızlıktır. Diğer yaygın nedenler:

  • Böbrek yetmezliği
  • Fosfat içeren ilaç kullanımı
  • Karaciğer hastalığı
  • Diyabetik ketoasidoz (kanın asidik bir yapıda olması)
  • Hipoparatiroidizm (paratiroit hormonlarının yetersizliği)
  • Kemoterapi ilaçları
  • Fosfor içeren gıdaların veya takviyelerin fazla tüketilmesi
  • Kalsiyum ve magnezyum yetersizliği
  • D vitamini fazlalığı gibi vitamin-mineral dengesizlikleri

Vücudumuzda gereğinden yüksek fosfor olması durumunda kemiklerimizdeki kalsiyumu çekecek ve kemik yapısında dengesizliklere neden olacaktır. Bu semptomların bazıları; eklem ağrısı, kas güçsüzlüğü, kas ağrısı, kaşıntı, kırmızı göz gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bunlarla beraber daha da yüksek olursa kan damarlarında, akciğerlerde, kalpte kalsiyum birikimine neden olarak damar kireçlenmeleri, kalp krizi, felç ve ölüm riskine kadar ilerleyebilir.

Vücudumuzdaki minerallerin etkin bir şekilde kullanımını ve dengesini de etkileyen yüksek fosfor durumundan kaçınmak için yukardaki maddelere dikkat edip, test yaptırarak fosfor değerlerinizi tespit edebilirsiniz.

Yetersiz Fosfor Belirtileri Nelerdir?

Yetersiz fosfor hiperfosfatemi olarak adlandırılmaktadır. Kandaki fosfor seviyesi düştüğünde ortaya çıkan hipofosfatemi, enerji seviyesinin düşmesine neden olur. Ayrıca kasların zayıflamasına ve egzersiz performansında düşüşe neden olur.

Diğer belirtileri:

  • Kemiklerde güçsüzlük
  • İştahsızlık
  • Sinirlilik, kaygı
  • Halsizlik
  • Karıncalanma, uyuşma
  • Odaklanmada zorluk
  • Ciltte matlaşma

Fosfor Mineralinin Eksikliği Nelere Sebep Olur?

Fosfor’un vücudumuzun birçok yerinde farklı görevleri olduğunu belirtmiştik. Bu yüzden fosfor mineralinin eksikliği durumunda çok çeşitli rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Bunlar:

  • Diş problemleri
  • Fibromiyalji
  • Büyüme – gelişme sorunlarına
  • Yetişkinlerde kemiklerde meydana gelen zayıflamalar sonucu osteomalazi, osteoporoz ve kemiklerin kolay kırılması gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Fosfor Eksikliği Nasıl Giderilir?

Fosfor eksikliğini gidermek için yapılacak en mantıklı seçenek kişinin beslenme şeklinin düzenlenmesi olacaktır. Mineral ve vitamin açısından zengin gıdalar tüketmek bu sorunun önüne geçilmesinde sizin en büyük yardımcınız olacaktır. Bununla beraber alkol tüketiminin de sınırlandırılması gerekmektedir. Eğer hastanın durumu ciddiyse fosfor, elektrolit şeklinde uzman denetiminde doğrudan vücuda enjekte edilebilir.

Hangi Besinlerde Fosfor Bulunur?

Çoğu besinin fosfor içerdiğinden bahsetmiştik. Bu besinlerin fosfor açısından en zenginleri özellikle protein ve kalsiyum açısından yüksek besin değerine sahip olanlarıdır. Hayvansal gıdalar, bitkisel olan gıdalara göre daha rahat emilime sahiptir.

Yüksek fosfora sahip olan gıdalar:

  • İşlenmiş peynir
  • Yumurta
  • Çikolata, kurutulmuş meyve
  • Tam tahıllar, kepekli pirinç, mısır ekmeği
  • Baklagiller
  • Ayçiçeği gibi yağlı tohumlar
  • Pastırma, jambon, sosis gibi işlenmiş et ürünleri
  • Kırmızı et, hindi ve tavuk gibi kümes hayvanları, balık ve diğer deniz ürünleri
  • Patates, sarımsak, brokoli, bezelye ve kabak çekirdeği

Fosfor Mineralinin Sağlığımıza Faydaları Nelerdir?

  • Kemik Sağlığı: Fosfor öncelikle sağlıklı kemik yapısı ve dişler gereklidir. Çoğu insan kemikler için en önemli mineralin kalsiyum olduğunu düşünür ancak fosfor da kalsiyum kadar kemikler için önemli bir mineraldir. Ayrıca osteoporoz yani halk arasında kemik erimesi diye bilinen hastalığın önüne geçebilmek için çok önemlidir.
  • Sindirim Sistemi: Sindirim sisteminde hazmı kolaylaştırıcı etkisi bulunan fosfor riboflavin ve niasinin sindirimini etkili bir şekilde uyarmaktadır. İshal, kabızlık ve genel olarak sağlıklı bağırsak hareketliliği için sindirim sistemini güçlendirmektedir.
  • İdrara Çıkma ve Boşaltım: Fosfor böbrek sağlığı ve fonksiyonlarının da aktif bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. İdrar sıklığını da dengelemeye yardımcı olan fosfor vücudun ürik asit seviyesinin düzenli olmasını ve vücudun toksinlerden arınmasına kolaylık sağlar.
  • Beyin İşlevi: Konsantrasyon, hafız ve temel zihinsel işlemlerin bu mineralin doğru ve düzenli kullanımıyla geliştirilebildiği bilinmektedir. Yeterli bir şekilde alınan fosfor bilişsel gelişmeyi desteklemektedir.
  • Vitaminlere Destek: Fosfor özellikle B vitamininin vücutta aktif bir şekilde kullanımı için yardımcı olur. Bununla beraber gün içerisinde yıpranmış hücrelerin onarımı ve korunmasına da imkan sağlayan fosfor, hücrelerin yaşayan yapılarını korumaya ve aktif kalmalarını sağlar.
  • Hormonlara Etkisi: Vücudumuzdaki hormonların dengesini sağlamaya yardımcı olan fosfor, yeterli bir şekilde vücuda alındığında üreme sağlığına da korunmasına neden olur. Fosfor ayrıca endokrin bezleri ile iletişime geçerek hormonların üretim ve salınımını kontrol etmeye de yardımcı olmasıyla bilinmektedir.
  • Enerji Üretimi: Fosfor yorgun hissetmenizi önleyen bir mineraldir. Vücudumuzun birçok yerinde aktif bir şekilde rol oynayan fosfor farklı organlarımız tarafından kullanılır. Bu mineral yediğimiz besinlerin sindirimini kolaylaştırır ve besinlerin enerjiye dönüşmesinde büyük destekte bulunmaktadır.

Fazla Fosforun Zararları ve Yan Etkileri Nelerdir?

İnsan vücuduna fazla fosfor alımı sonucunda kas ağrıları, kas güçsüzlükleri, kaşıntı, gözde kırmızılık gibi sorunlarla karşılaşabilir. Eğer bu durum ilerlerse şiddetli kabızlık, mide bulantısı, kusma ve ishal ortaya çıkabilir. Bu yüzden fosfor içeren gıdalar kullanırken dengeli bir şekilde beslenmeye dikkat edilmelidir.

Günlük Fosfor Alım Miktarı Ne Kadardır?

Günlük olarak alınması gereken fosfor miktarı yaşa bağlı olarak değişebilmektedir. Yetişkinler 9-18 yaş arası çocuklara göre daha az fosfora ihtiyaç duyarken, 8 yaşın altındaki çocuklar yetişkinlere göre daha fazla fosfora ihtiyaç duymaktadır.

Fosfor için önerilen diyet yardımı aşağıdaki gibidir:

  • Yetişkinler (19 yaş ve üstü): 700 mg
  • Çocuklar (9 ila 18 yaş arası): 1.250 mg
  • Çocuklar (4 ila 8 yaş): 500 mg
  • Çocuklar (1 ila 3 yaş): 460 mg
  • Bebekler (7 ila 12 ay arası): 275 mg
  • Bebekler (0 ila 6 ay arası): 100 mg

Bol Fosforlu Örnek Diyet Listesi

Bilinen ve bol fosfor içeren herkese uygun bir diyet listesi bulunmamaktadır. Bu diyet listesi kişilerin yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre değişebilmektedir. Vücudunuzda fosfor eksikliği hissediyorsanız öncelikle bir uzmana görünüp test yaptırmanız gerekmektedir. Daha sonrasında diyetisyeninizin önerisiyle bol fosfor içeren bir diyet programına girebilirsiniz.

Son Sözler

Fosfor, günümüzde doğal ve yapay olan birçok gıdanın içerisinde bulunan bir mineraldir. Bu mineral bu kadar çok besinde bulunmasıyla ünlü olabilir ancak vücudumuz için de çok gereklidir. Organlarımız, kemiklerimiz, dişlerimiz, enerji ve sindirim sistemimiz dahil olmak üzere birçok yerde işlevi bulunan fosfor, kullanımı eksik edilmemesi gereken minerallerin ilk sıralarında yer almaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İnsan vücudundaki fosfor ihtiyacı, kalsiyum ihtiyacıyla aynıdır. Fosfor için önerilen diyet yardımı aşağıdaki gibidir:

  • Yetişkinler (19 yaş ve üstü): 700 mg
  • Çocuklar (9 ila 18 yaş arası): 1.250 mg
  • Çocuklar (4 ila 8 yaş): 500 mg
  • Çocuklar (1 ila 3 yaş): 460 mg
  • Bebekler (7 ila 12 ay arası): 275 mg
  • Bebekler (0 ila 6 ay arası): 100 mg

Fosfor vücutta farklı şekillerde çalışmaktadır. Kemiklerde kalsiyumla beraber çalışan fosfor, enerji sisteminde ATP içerisinde bulunmaktadır.

Fosfor eksikliğinin bedendeki en büyük etkisi ruhsal ve bedensel olarak güçsüzlük hissi meydana getirmesidir. Kaslardaki sürekli yorgunluk ve kramplar olması da eksikliğin yanında getirdiği rahatsızlıklardan bazılarıdır.

Fosfor yüksekliği, vücuttaki fosfor oranının gerekenden yüksek olması sürecinde ortaya çıkan bir durumdur. Bu durumun yaşanmaması için düzenli ve dengeli beslenme çok önemlidir.

Fosfor birçok gıdada bulunan ve vücudumuzun farklı şekillerde birçok yerinde işlevi olan değerli bir mineraldir.

Fosfor değeri günlük ihtiyaçla bir olmaktadır. Eğer vücudunuzda Fosfor eksikliği veya yüksekliği gibi bir durumdan şüpheleniyorsanız P-Fosfor testi yaptırabilirsiniz.

Bu makaleyi faydalı buldunuz mu? Değerlendirin:
(Toplam Oy: 26 Ortalama: 4.7)

Okurların dikkatine:
Web sayfamızın içeriğini oluşturan yazıların amacı genel bilgilendirmedir ve teşhis yada tedavi yerine geçmez. İlgili bilgiler ve öneriler her bünye için değişik sonuçlara sebep olabilir. Bu nedenle paylaştığımız içeriklerde yer alan önerileri uygulamadan önce mutlaka hekim görüşü almanızı tavsiye eder, aksi durumda doğabilecek sonuçlardan sorumlu olmayacağımızı bildiririz.